Meriç’te Boğulan Bebeğin Hesabı Sorulduğunda!

 

İçiniz soğudu mu?

Bir baba, bir anne, 3 ve 11 yaşında iki çocuğun Meriç’in buz gibi sularına gömülmesi içinizi soğuttu mu?

Daha evvel Ege’nin derin sularına gömülen beş kişilik Maden ailesi içinizi soğutmadı, öfkenizi dindirmedi ise buyurun şimdi de dört kişilik Abdurrezzak ailesi. Belki biraz izana ve insafa dönersiniz.

Ey Ak Partili!

Hatırlıyor musun? Çocuğunu emanet ettiğin, “eti senin, kemiği benim” dediğin o öğretmenleri. Bir bir boğuluyorlar soğuk sularda. Senin dirayetsizliğinin, senin menfaatperestliğinin ve senin firasetsizliğinin sonucu oluyor bunlar. Sana güvenenleri yüzüstü bırakmanın oluşturduğu vakum, çekiyor içine hakikat adına ne varsa. Tahribatın boyutları senin hanenin içine girdiğinde, eyvah demenin ve dizlerini dövmenin bir faydası olmayacak.

Ne zaman soğumaya başlayacak için?

Ey Fişlemeci!

Artık görevini başarı ile sonuçlandırmanın hazzını yaşayabilirsin. Bir aile daha senin fişlemen ile senin kirli dünyanı terk etti. Bilemem hangi sendika adına ve ne uğruna yaptın bu fişlemeyi ama, senin fişlemen ile Abdurrezzak ailesi fertleri KHK ile işten atıldılar. İş bulamadılar. Su bile vermediler. Bari dışarı çıkalım, çoluk çocuğumuzun nafakasını edelim diye yola koyuldular. Buz gibi sulara gark oldular.

Ey fişlemeci için soğudu mu? Artık daha huzurlu uyuyabilir misin?

Ey Hükümet!

Bir zaman alkıştan ellerin patlıyordu. O öğretmenlerin dünya çapındaki başarılarına bakıp cuş u huruşa geliyordun. Bütün dünyaya anlatmaya azmetmiştin bu öğretmenlerin kahramanlıklarını. Ne olduğunu, nereden geldiğini ve nereye gittiğini unuttun. Ne yaptığını bilmeyen bir varlığa dönüştün. Elindeki imkanlarla, bir kalem hareketi ile binlerin, on binlerin, yüz binlerin, milyonların hayatını karartabiliyorsun. Bak işte, karartılmış hayatlar bir bir sönüyorlar.

Nedir bu adalet duygusundan mahrumiyetin sebebi?

Nedir bu kin, bu öfke?

Birazcık için soğudu mu?

Ey İslamcılar, Ey Nurcular, Ey Cemaatler ve Ey Tarikatlar!

Tamam, kıskandınız bu insanların geçmişteki başarılarını. Haset duygusu gözlerinizi kör etti, öfkelendiniz. Vurmak, onları yok etmek isteyenlerin gönüllü destekçisi oldunuz. Alkışladınız bütün zulümleri. Mallarına konmak için birbirinizle yarıştınız. Haram helal demediniz. Önünüze konanı iştahla yediniz, içtiniz. Öfkeniz biraz dinmiş, içiniz biraz soğumuştur. İçiniz hala soğumadı ise bu bebeklerin buz gibi cesetlerine sarılın ve uyuyun.

Belki içiniz biraz soğur o zaman.

Ey Cemaat Ağabeyleri!

Sahip çıkamadınız kardeşlerinize ve evlatlarınıza.

Halbuki onlar size sonuna kadar inanmış ve güvenmişlerdi.

Ey siyasetçilerle iş tutan Ağabeyler!

Ey alengirli işlere bulaşan Ağabeyler!

Ey hırslarına koskoca bir hareketi feda eden Ağabeyler!

Ey fırtınaya sebep olup, kaçan Ağabeyler!

Bütün bu olanların sorumluluğunu üzerine alabilecek bir yürekliniz yok mu? Yoksa siz de peygamberler gibi masum olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Geride kalan mağdurlar ve mazlumlar için ne yapabildiniz? Ya da yapma düşünceniz var mı?

Kaç kişi öldü sizin beceriksizliğinizden?

Kaç kişi açlıkla boğuşuyor, haberiniz var mı?

Siz boş verin, Abdurezzak Ailesini!

Nasıl sıcak yatağınızda rahat mısınız?

Var mı bir ihtiyacınız?