Bu bir seçim yazısı değildir!…

Yazının başlığından da ilan ettiğim gibi, bu, bir seçim yazısı değildir.

Bu yazı; öldü sanılan Leviathan’ın kendi küllerinden kendini nasıl yeniden yarattığını anlatmaktadır.

Leviathan, çelikten pullarla kaplı bir canavar. Bu topraklarda onu öldürecek bir silah henüz icat edilmemiş.

Leviathan. Yani ceberut devlet.

Mısır modernleşmesi ile Türkiye modernleşmesi birbirine çok benzer. Her ikisi de inşa edilmiş. Zırhlarla kaplanmış. Daha doğrusu topluma giydirilmiş çelikten birer elbise. Temel hedef ise toplumu değiştirmek ve dönüştürmek. Kendi değerlerine ya da kendi gerçekliklerine yabancılaştırmak. Mütemadi çatışma zeminleri oluşturmak. Ve bu zeminler üzerinden varlığını devam ettirmek. Aktörler değişse de, netice değişmiyor.

Türkiye’nin kuruluşunda yaşanan acıların, yaklaşık bir asır sonra tekrar yaşandığına şahit olmak gerçekten acı eriyor. Tarih hafızası olmayan bir toplumun ve tarih bilmeyen entelijansiyanın varlığı, sadece tarihin değil, acıların da tekerrürüne sebep oluyor.

Sitemizde çıkan “Şeyh Said Olayı ve Takrir-i Sükûn Kanunu” adlı makalede de anlattığım üzere; Şeyh Said Olayı, Jandarma’nın provokasyonu sonucu çıkmıştı. Bir isyan değildi ama bir isyan havası verilerek müdahale edilmişti. Neticede Türkiye tarihinin ilk OHAL’i ilan edilmiş ve bu hal üzerinden ceberut devletin inşası sağlanmıştı. Kahir ekseriyeti olayla ilgisi olmayan binlerce kişi İstiklal Mahkemeleri’nde yargılanmış ve idamlar olmuştu. Muhalefet için kurulmuş Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılmıştı. Gazetelerin tamamı susturulmuştu. Kürtçü ve İslamcı muhalif hareketlerin tamamı yok edilmişti. Leviathan, evvela Millî Mücadeleyi başaran kadroları yemek suretiyle işe başlamıştı.

15 Temmuz Hain Darbe Girişimi, Şeyh Said Olayı’nda elde edilen sonuçlardan sadece bir kısmının tekrar elde edilmesini sağlamıştır. Kürt muhalefetin 15 Temmuz’a karşı duruşu, onlarla hesaplaşmanın ertelenmesine sebep olmuştur; tıpkı Şeyh Said Olayı’nda rejimin yanında duran Alevilerle hesaplaşmanın ertelenmesi gibi. Şimdi rejimin Kürt muhalefeti yok etmek için yeni bir hikâyeye ihtiyacı var. Suruç hadisesinden bir Şeyh Said Olayı çıkarmak için yoğun bir gayret gösterilmesinin temel nedeni yeni bir hikâye üretmek çabasıdır. Kürt muhalefeti yok etmek için yeni bir hikaye…

Ceberut devletin, kendine zararlı gördüğü İslamcıları, Kürtleri ve Alevileri sindirmek, yok etmek ve devleti dönüştürme mesafesinin dışında tutmak için yapmayacağı şey yoktur.

15 Temmuz’un olağan suçlusu olarak Gülen Cemaati yok edildi. Onun cenazesine bakıp duran diğer İslamcı hareketler/cemaatler/tarikatlar devletin kendilerine verdiği oksijen tüpleri ile yaşamayı kabul ettiler. Elbette devlet denizinin dibinde. Tüplerdeki oksijenin seviyesi azaldıkça, ceberut devlet, biatlarını yenilemeleri karşılığında yeni tüpler veriyor. Son tüpü ne zaman alacaklar?

Kürt muhalefet de uzun zamandır, ceberut devletin ağır taarruzuna maruz kalmış durumda. Son ve acı darbeyi vurmak için fırsat kollanmaktadır. Suruç hadisesinin bu amaca hizmet etme ihtimali var. Kürtlerin provokasyonlara karşı dikkatli olmalarında hayati derecede yarar bulunuyor.

Alevilerin ise sıralamadaki yerleri değişmedi.

Unutmayın kanla beslenen Leviathan kolay öldürülemiyor.

Reklam