Halep’ten Kobani’ye Coğrafya Bilinci

 

Irak sınırları içinde kalan topraklara Güney Kürdistan, Suriye topraklarında kalan yerlere Batı Kürdistan (Rojava), Türkiye sınırlarında kalan yerlere ise Kuzey Kürdistan deniyor.

Kürtlerin 20. yüzyıldaki sosyolojik yapılarına baktığımızda Batı ve Güney Kürdistan’da yaşayan Kürtlerin, Kuzey Kürdistan’da yaşayanlara göre daha şehirli ve eğitimli oldukları da görülecektir.  Kuzey Kürdistan’ın dağlık yapısı şehirleşmesinin önünde engel olduğundan buradaki Kürtler göçebe yaşamına devam etmişlerdir. Bu göçebelik onlarda bir Kürtlük bilincinin doğmasını engellediği gibi, aşiret asabiyetinin kemikleşmesine sebep olmuştur. Batı ve Güney Kürdistan’da şehirleşmenin de etkisi ile Kürtlük bilinci Kuzey’e göre daha gelişmişti.

***

Mustafa Kemal’in, Türkiye kurulmadan evvel, ulus-devletfikrinin etkisinde kaldığı herkesin malumu. Bundan dolayı Mustafa Kemal’in yaptığı icraatlarını, bilinç altında yatan ulus-devlet formu açısından değerlendirmek gerekir. Mustafa Kemal’i en çok etkileyen düşünürlerden Ziya Gökalp ve Abdullah Cevdet’in ilginç fikirleri vardı.

Ulus-devleti savunan Kürt Aydınlarından Abdullah Cevdet ve Ziya Gökalp gibi düşünürler Türkçülük yaparken Kürtlerin asimilasyonunu öngörmüşlerdi. Onlara göre Osmanlı memleketini kurtarmanın yegane çaresi Türklük etrafında kenetlenmek idi.  Kürtlere biçilen rol ise Türkleşmek idi.

***

  1. yüzyılın başında Anadolu ve Kürdistan’ın toplam nüfus oranına baktığınızda Türk ve Kürt halkalarının nüfuslarının birbirine yakın olduğunu göreceksiniz. Bu nüfus dağılımı bir ulus-devletdevlet projesinin önündeki en büyük engellerden biri idi.

Ulus-Devlet’in önündeki ikinci engel ise Güney Kürdistan’ın sosyolojik durumuydu. Güney Kürdistan’ın Türkleştirilmesi imkansız bir mesele isi. Onun için en iyi çözüm Kürdistanı parçalamak ve Güney Kürdistan’ı ulus-devletin dışında tutmak en mantıklı yoldu.

***

Birinci Dünya Harbi’nde Sina-Filistin Cephesi’nde 7. Orduyu Halep’in kuzeyine çekmişti. Üstelik İngiliz-Şerif Hüseyin Kuvvetleri ile herhangi bir karşılaşma/çatışma olmadan  bunu yapmıştır. Bunun anlamı Halep gibi büyük bir Kürt vilayetinin Kürdistan’ın dışında bırakılması yani Kürdistan’ın parçalanması idi. Bana göre Mustafa Kemal bu adımı, Kürdistan’ı parçalamak için bilinçli atmıştır.

Halep’in İngilizlere bırakılmasına Kürt aşiretleri ve aydınları tepki göstermiş ve bu durumun kabul edilemeyeceğini belirtmişlerdir. Halep’in kaybedilmesinin oluşturduğu travma bitmeden, Güney Kürdistan’da İngiliz işgali altına girmişti. Bu durum Kürt benliğinde bir parçalanmaya sebep olmuştur.

***

Kobani’nin İŞİD tarafından işgal edilmesi ve Kürtlerin bir bütün olarak bu işgale tepki göstermesi bir bakıma Halep’in işgaline gösterilen tepkinin nesilden nesle intikali ve vücut kazanmasıdır. Kobani’nin istirdat edilmesi Kürt Benliğinintekrar inşa edilmesine ve Kürtlerde Coğrafya Bilincinindoğmasına sebep olmuştur.

***

Benedict Anderson ulusun inşa edilen bir şey olduğunu söyler. Kobani’nin önce işgali sonra geri alınması ve bunun Kürtler arasında sevinçle karşılanması yeni bir Kürt Ulus bilincinin inşa edildiğini göstermektedir.