Önce Üzerindeki Elbisenin Hesabını Ver

 

 

İslamcı Hükümet, Mâkul Şüphe’ye dayalı bir hukuk sistemini hayata geçirmek için olağanüstü bir gayret gösteriyor.

Belli ki olağanüstü şeylerin olacağını düşünüyorlar.

Olağanüstü şeylerin olmasını engellemek için de, olağanüstü kanun ve yetkilere ihtiyaç hissediyorlar demek.

***

Madem hükümet, İslam vurgusunu sık sık yapıyor, Makul Şüphe uygulamaları İslam’a uygun mu acaba?

Hakeza gösteri ve protesto yapan insanlara gaz sıkmak, kış günü tomalarla su sıkmak, mala ve cana zarar vermek, insanları bu vesile ile öldürmek… bunlar İslam’a uygun mu acaba?

Hangi kaynakta bu uygulamaların yapılabileceğine dair hüccetler var?

***

Ben hukukçu değilim.

Ama“İslam Siyaset Teorisi”ilgilendiğim konuların başında geliyor.

“Makul Şüphe” ve onunla bağlantılı uygulamalar, İslam’ın Adalet anlayışı ile alakalı olduğundan, benim de kenarından da olsa ilgilendiğim konular arasında gelmektedir.

***

Şiddete başvurmadan protesto da bulunmak İslam’ın insanlara verdiği bir haktır.

Hiçbir kurum ve kimse insan olmaktan kaynaklanan bu hakkın kullanımını engelleyemez.

Hatta İslam, zulüm söz konusu olduğunda, baş kaldırmayı ve isyan etmeyi emretmektedir.

Hazret-i Ömer döneminde yaşanan bir olay bize fikir vermektedir.

Devlet Başkanı Ömer hutbe verirken, “… ey insanlar dinleyiniz ve itaat ediniz!”diye söze başlayınca, vatandaşlardan biri ayağa kalkar ve “…dinlemiyoruz ve itaat etmiyoruz! Sen önce giydiğin elbisenin hesabını ver, dün dağıtılan ganimet kumaştan ben bir elbise çıkaramadım, sen nasıl bir elbise dikebildin, bunun hesabını ver!…” der.

Vatandaş açık bir şekilde Devlet Başkanı’nı protesto eder.

Devlet Başkanı O’nu susturmak veya cezalandırmak yerine, önce giydiği elbisenin hesabını verir, sonra hutbeye devam eder.

Demek İslam’da halk rahatsız olduğu ve şüphelendiği bazı uygulamalardan dolayı Devleti ve görevlilerini protesto edebilir. Devletin görevi halka gerekli izahatı yapmaktır. Halkı şiddet ve kuvvetle sindirmek değildir.

***  

Devlet Başkanı oturduğu sarayın, bindiği uçağın, giydiği elbisenin, yaptığı harcamanın hesabını halka vermelidir. Vermezse halkın, bunu, tıpkı vatandaşın Hazreti Ömer’i protesto ettiği gibi, protesto etmeye hakkı vardır. Ve bu protesto İslam’a uygundur.

***

Hazreti Ömer adaleti ile dünyaya nam salmış bir kişidir.

Bir gün Medine sokaklarında dolaşırken, bir evden sokağa, çalgı sesleri yayılır.

Ömer de Makul Şüphe’den hareketle eve girer.

Evde hukuken yasak olan bazı şeyler yapılmaktadır.

Ömer hiddetlenir hiddetlenmesine ama, ev sahibinin hiddeti Devlet Başkanı’nı bastırır.

Ev sahibi Ömer’e “Makul Şüphe’den dolayı su-i zan, tecessüs ve haneye tecavüz”suçlarını işlediğini söyleyince, Ömer, özür dileyerek oradan ayrılır ve sonrasında da herhangi bir işlem yapmaz.

***

İslam’ın adalet anlayışında insan Kabe’den daha mukaddes ve Allah’ın bütün isimlerinin tecellilerine mazhar bir varlıktır.

Dolayısı ile suçsuz bir insana karşı yapılan haksız bir muamele bütün insanlığa ve dolayısı ile Allah’a karşı yapılmış bir muameledir.

Her şeyden önce Allah’a karşı saygısızlıktır.

Makul Şüphe’nin kaynağı “Su-i Zan”dır.

Yani insanların kötü işler yapacağından şüphelenmektir.

Su-i Zan ise açık bir şekilde günahtır ve Kur’an’da yasaklanmıştır.

“Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın…”(49/12)

Bu ayet tek başına Makul Şüphe ve uygulamalarını yasaklamaktadır.

***

Gösteri ve protesto yapanlara karşı devletin uyguladığı tedbirler adalet değil tam anlamı ile zulümdür.

Biber gazını rastgele sıkarak veya kış günü su sıkarak ya da gaz bombaları ile müdahale ederek –ki bu uygulamalardan çok kişi öldü-  insanların hayatını ve sağlığını tehlikeye atmak, insanlığa ve İslam’a uyan bir şey değildir.

İslam’ın yasakladığı uygulamalardır.

“Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez”(6/164) ayeti, haksız yere insanların cezalandırılamayacağını söylüyor.

Hak aramak için protestoya katılan insanlara karşı, insanları öldüren teröristler gibi, müdahaleler yapılamaz.

***

 

Evet İslam, İslamcı hükümetin uygulamalarını yasaklamaktadır…