Yaz Kızım: Fay Hatlarının Yerinin Değiştirilmesine

Yargıtay’ın Bylock kararını duyunca Ceyhan Belediyesi Meclisi’nin fay hattının yerini değiştiren kararı aklıma geldi.

13 Temmuz 1998 tarihli Sabah Gazetesinde yer alan bir haberde, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ensar Kılıç, Belediye Meclisi’nin fay hattının geçtiği yere konut yapım izni vermek için, fay hattının 1 km şehrin dışına taşınmasına karar verdiğini iddia ediyor.

Olur mu? Neden olmasın?

Eğer Belediye Meclis Üyeleri fay hattının ne olduğunu bilmiyorlardıysa, pekâlâ, böyle bir karar vermiş olabilirler.

Neticede fay hattının geçtiği güzergaha binalar yapılır. Adana Ceyhan Depreminde birçok bina yıkılır ve 145 kişi hayatını kaybeder.

Yakın zamanda Pendik Belediyesi de Güzelyalı Mahallesinden geçen fay hattının, jeolojik araştırmaların eski olduğunu gerekçe göstererek, haritadan sildirdi. Böylece yeni imar planlarının önü açılmış oldu. Hatta bir benzin istasyonunun ruhsatı artık eski olan fay hattının üstüne verildi.

Dünyanın düz olduğunu iddia eden insanların söz sahibi olduğu bir memlekette her şey olabilir.

Nitekim 2017 yılında, yani geçenlerde, Yargıtay toplumsal fay hatlarının yerini değiştirecek bir karar verir. Bylock kullananların örgüt mensubu olduğuna ve Bylock’un mahkûmiyet için yeterli delil olduğuna hüküm verir.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ifadesi ile Ak Partililerin %60’ı Bylock kullanıcısı. Yani en fazla Bylock kullanıcısı Ak Parti’den. Meclis’te temsil edilen diğer parti mensuplarından Bylock kullanan bulunduğuna dair pek bir haber duymadık şimdiye kadar. Bulunsaydı başına neler gelebileceğini tahmin etmek zor değil.

Bylock kararı ile Yargıtay, Ak Parti ve tabanının altına, ya şimdiye kadar keşfedilmeyen bir fay hattı yerleştirdi ya da Ak Parti’yi fay hattının üzerine taşıdı. Yeni bir fay hattının inşa edilmesi ile sarsıntılar başladı Ak Parti içinde. Artık bundan sonra Bylock fayının Ak Parti’de sebep olacağı yüzlerce depremi görebilir ve artçı sarsıntılarını bekleyebiliriz.

AKP’de teşkilatların değişmesinden tutun da Belediye Başkanlarının istifasına kadar birçok konuda Yargıtay’ın Bylock kararının etkisinin olduğunu kimse inkâr edemez. Türkiye’ye yeniden şekil vermeye çalışanların, yargı kararlarına dayalı yeni bir inşa faaliyetine giriştiklerini görmek gerekiyor.

Pekâlâ Yargıtay’ın Bylock kararı hukuki midir?

Yargıtay’ın Bylock kararı, bir defa, Anayasa’ya aykırıdır. İstihbarat çalışmasına dayalı verilerin delil kabul edilemeyeceği hem T.C. Anayasası’nda hem de AİHM verdiği kararlarda ifade edilmiştir. Buna rağmen Yargıtay’ın böyle bir karara imza atmasının sebeplerini düşünmek gerekiyor.

Hukuki olmayan bir karar ile Türk siyaseti yeniden mi dizayn ediliyor?

Neden olmasın?