Kategoriler
OCAKMEDYA

Yeni Dünya Düzeni ve Kosova’daki Olay

Dünya düzeni yeniden kuruluyor. Tarih boyunca dünya düzeni bazı değerler çerçevesinde şekillenmiştir. Mesela Soğuk Savaş dönemindeki dünya düzenine, birer değer olarak komünizm ve liberalizm şekil vermişlerdi. Bugün kurulan yeni düzeni hangi değerler üzerine inşa edilecektir? Ve yeni kurulan dünya düzeninde Türkiye’nin yeri neresidir? Türkiye’nin geleceği için her iki soru da hayati bir öneme sahiptir. Yeni […]

Kategoriler
OCAKMEDYA

Erdoğan’ın Gardırobundaki Son Gömlek

İnsan nisyan ile maluldür. Maluldür de bu kadar da olmaz diyor insan. AKP ve MHP arasındaki ittifak hakkında birçok değerlendirme yazıldı. Seçimler yaklaştıkça yeni yorumlar okuyacağımız muhakkak. Konunun birçok yönü olmakla beraber, işin esası gidip Sayın Erdoğan’ın gardırobuna dayanıyor. Onun gardırobundaki ilk elbise, Millî Görüş gömleğiydi. O gömlekle siyasete girdi. Yol arkadaşları ve gönüldaşlar edindi. […]

Kategoriler
OCAKMEDYA

İçtihat Kapısı ve Dinde Reform

Yanılmışım!.. Cinsiyet(çilik) üzerinden yapılan tartışmaların hedefinin dini cemaatler olduğunu sanmıştım. Birkaç yerde de bu sürecin sonucunun Müslüman Cemaatlere dayanacağını ve onlara yapılacak operasyonlara toplumun psikolojik olarak hazırlandığını ifade etmiştim. Bu bir ihtimal olarak kendi köşesinde bekliyor. Evet yanılmışım. Zira hedef daha büyükmüş. Hedef Müslüman cemaatlerden önce, İslam’ın kendisiymiş. Kız ve erkek çocuklarının istismarından kadınlara yapılan […]

Kategoriler
OCAKMEDYA

Cemaatin Problematiği

17/25 Aralık tarihleri Gülen Cemaati ile acımasız savaşın miladı kabul edilse bile, cemaatlerle mücadelenin başlangıcını II. Mahmut’a dayandırmak daha rasyonel ve bilimsel bir yaklaşım olur. Zira kavga, sadece AKP-Cemaat Kavgası değildir. O, büyük kavga içinde sadece küçük bir hattır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kodlarına baktığınızda, onun temellerinin II. Mahmut döneminde atıldığını görürsünüz. Bu dönem meşru otoritenin, otoriteyi […]

Kategoriler
OCAKMEDYA

Ahmet Altan’ın Paradoksu

Bunları bir hapishane hücresinde yazıyorum. Ama hapiste değilim. Ben bir yazarım. Ne bulunduğum yerdeyim, ne bulunmadığım yerde. Beni hapse koyabilirsiniz ama beni hapiste tutamazsınız.” Bu ifadeleri Ahmet Altan, sahiplerinden daha büyük bir hapishanenin, sakinlerinden küçük bir hücresinden bütün dünyaya iletince, binlerce mil uzakta bulunan bende de onunla buluşma ümidi ve heyecanı uyandırdı. Ne de olsa […]