Kategoriler
AHVALNEWS

Ergenekon’un HDP üzerinden Erdoğan ile hesaplaşması

Devlet idaresine daha fazla iştirak etme arzusu, vatandaşların politize olması ile sonuçlanmıştır. Türkiye’de 1950’li yıllardan itibaren vatandaşlık bilincinin gelişmesine paralel olarak halk her gün daha fazla siyasetle meşgul olmuştur. Vatandaşın politize olması ise, halkın zihniyetini ve fikriyatını yukarıdan aşağıya doğru kendi amaçları doğrultusunda değiştirmek isteyen jakoben Türk devletine, topluma daha fazla müdahale etmesi için yeni […]

Kategoriler
AHVALNEWS

Yeni Türkiye düzeni ve Muhaberat Devleti

Türkiye üniter bir devlettir. Üniter devlet ise “merkezi idarenin üstünlüğü” esasına dayanmaktadır. Burada, “devletin merkezi nedir veya neresidir” sorusunu sormak gerekiyor. Her üniter devlette olmasa da Türkiye gibi bazı üniter devletlerde yasama, yürütme ve yargı gibi müesseselerin yanında, bunların üstünde ve bunları gizli bir el şeklinde yöneten, yönlendiren veya en azından etkileyen bazı kurumlar da […]

Kategoriler
VARIOUS

Tarih ve Diğerleri

Döneminin tarihçileri olan vakanüvisler, yaşanan olayları yazarak kayda geçiren kişiler demektir. Osmanlı Devleti’nde tarihi öneme sahip olduğu düşünülen olaylar, devlet memuru olan vakanüvisler tarafından kayda geçirilirdi. Vakanüvisler sadece olayları değil aynı zamanda dönemin önemli görülen kişilerinin biyografilerini de yazarlardı. Gazetecilik ve siyaset biliminin henüz ortaya çıkmadığı veya gelişmediği dönemlerde vakanüvisler bir yönüyle gazetecilik faaliyeti yürütürlerdi. […]

Kategoriler
AHVALNEWS

Boyun eğmeyin o yalancıya

“Nûn; Kalem’e ve ehl-i kalemin onunla satır satır yazdığı yazılara yemin olsun ki.” (68/1) Bu makalede, tıpkı diğerlerinde olduğu gibi, sadece bildiğimiz ve bilip de inandığımız gerçekleri yazdık. Zaten biz hiçbir şekilde yalana tevessül etmedik, yalan yazmadık. Farkına varmadan hata yapmışsak bile, o hata içinde doğruyu araştırma azim ve gayreti vardır. İlahiyat profesörü Mustafa Öztürk, […]

Kategoriler
AHVALNEWS

Türkiye’nin düzeni

7 Mayıs 1960 sonrasına “İkinci Cumhuriyet” denilmesi, alelade bir tarih belirlemek için değildir. Askerler, 1923-1950 tarihleri arasında kurup yönettikleri devleti, kısa bir süre için sivil makyavelist politikalara bırakınca, hemen bir karşı devrimin başladığını gördüler. Karşı devrimin en önemli tarafı, zannedildiği gibi, ezanın tekrar Arapça okunması, cemaat ve tarikatların tekrar görünür hale gelmesi değildir. Karşı devrim, […]